GENÇLER MASASI


Tek perde | 55 dakika | 2015 | Komedi

Oyuncular: Gizem Mercan Ağçal, Süreyya Bursa, Hasan Canberk Karaçay, Merve Şen
Yöneten: Baran Şaşoğlu
Dramaturg: Süreyya Bursa
Kostüm: Esra Şener
Afiş: Nevzat Çökmez
Fotoğraflar: Simru Hazal Civan

Duyuru Metni
‘Gençler Masası’ oyunu, bir düğünün klişe atmosferinde geçen, bir türlü büyüyememiş karakterlerin tam da bu gerçek ile yüzleşmesini konu alan bir komedidir. Kendilerine ayrılan, pistten uzaktaki ‘Gençler Masası’nda dört arkadaşın bir saat boyunca başından geçenlerin hikayesidir. Arzular, küçük emeller, kıskançlıklar, yanlış anlaşılmalar, yalanlar, eski aşklar, yeni fikirler…

Henri Bergson’un da dediği gibi ‘Tüm merasimler, ortaya çıkmaya fırsat kollayan bir gülünçlük barındırırlar.’ “Artık sıra sizde gençler” “Oynamıyorsun, ayıp oluyor” “Bizim masa pisti görmüyor” vb… Gençler, Bergson’un işaret ettiği bu gülünçlükleri oyunda masaya yatırırlar.

Henri Bergson’un “Gülme” isimli eserinden: (…) [Tüm merasimler] ortaya çıkmaya fırsat kollayan bir gülünçlük barındırır[lar]. (…) Herhangi bir merasimin bize gülünç gelmesi için dikkatimizi onun törensel yönüne odaklamamız, filozofların söylediği gibi malzemeyi bir yana bırakıp sadece biçimi düşünmemiz yeterlidir.

Kısa Özet
Çalışma hayatına atılmış ama hala aynı evi paylaşan Arda ve Mithat, liseden yakın arkadaşları Eren’in düğünündedirler. Arda’nın eski sevgilisi Cansu ve Eren’in kuzeni Hilal de masalarını sık sık ziyaret ederler. Hayatları Eren’in başarılarının gölgesinde geçmiş bu iki arkadaş, düğün boyunca “hayata atılma, yuva kurma vb.” baskıları yoğun olarak hissederler. Oyun, bu baskılarla başa çıkmakta zorlanan gençleri konu alan bir komedidir.

 

Oyun Üzerine
Oyunda, çalışma hayatına adım atmış, hayatın sert gerçekleriyle karşılaşmış, bazı hayallerinden vazgeçmiş, ama bazı hayallerine inatla sarılan dört genç konu edilir. Gençler, yetişkin hayatına adım atmanın zorluk ve sorumluluklarını hissetmeye, yalnız kalma, yalnız ölme korkularını duymaya başlamışlardır. Şu ana kadar isyan ettikleri toplum yaşantısına ayak uydurmaya karar vermiş dört arkadaşın, yakın bir arkadaşlarının düğününde, belki de son defa bir “Gençler Masası” çevresinde biraraya gelişlerine tanık oluruz.

Gençler, biraz da düğünün etkisiyle “evlenip hayat kurma” endişesini daha yoğun bir şekilde hissetmektedirler. İstisnasız hepsinin zihninde, “hayat kurma” endişesi vardır. Duydukları her kelimeyi, zihinlerinde yer alan bu endişenin etkisi altında algılarlar. Her kelimeden farklı anlamlar çıkarırlar. Yanlış anlaşılmalara yol açan bu iletişimsizlik, oyunun akışını belirleyen unsurdur.